Eski Fotoğraf Onarma: Tarama, Renk, Detay
Aile fotoğraflarının durduğu kutularda iki türlü hasar bir arada bulunur. Birincisi kâğıdın kendi yaşlanması: sararmış, kontrastı düşmüş, beyaz gömleği bej rengine dönmüş bir baskı. İkincisi saklama koşullarından gelen hasar: yanaktan geçen bir kat izi, köşede kahverengi leke bırakan bant kalıntısı, alt kenardan yukarı doğru ilerleyen su lekesi.
Başlamadan önce bilinmesi gereken bir nokta var: bu işlem çatlağı yapıştırmıyor, karenin bütününü yeniden kuruyor. Taramada kalmış her ayrıntı geri getirilebiliyor. Hiç kaydedilmemiş olan ise ancak çevresindeki piksellerden tahmin ediliyor; o tahminin kişiye benzeyip benzememesi, dosyanın çerçeveye mi gireceğini yoksa klasörde mi kalacağını belirliyor.
Hangi fotoğraf onarılmaya değer
Tek bir fotoğraf yükleyip daha net ve renkli bir sürümünü alıyorsunuz; kadraj, duruş ve oranlar aslındaki gibi kalıyor. Yüzün karenin en az üçte birini doldurduğu portreler ve tamamı duran ama yorgun görünen baskılar bu şablona uygun. Vesikalık kadar sıkı kırpmalarda ise yüze birkaç yüz piksel kalıyor ve sonuç beklenenden yumuşak çıkıyor.
İyi işaretleri kendiniz kontrol edebilirsiniz. Taramayı %100'de açıp göz kapağı çizgisine, ağız kenarına, ceketin dokusuna bakın. Bu yapılar dosyada duruyorsa aracın işleyebileceği bir veri var demektir ve geri gelen kişi genellikle yine aynı kişi olur.
Solmuş baskılar en iyi sonucu verir, çünkü ayrıntı sarı perdenin altında durur ve yalnızca kontrastın yeniden kurulması gerekir. Kayıp ayrıntı başka bir mesele: içinde hiçbir şey kaydedilmemiş bembeyaz bir parlama, gözün yarısını alıp götüren yırtık bir köşe ya da aile grubunda paylaşılan sıkıştırılmış bir kopyadan ibaret kalan fotoğraf. Bunlar kişinin kendisi olarak değil, yeniden çizilmiş bir hâli gibi dönüyor.
Büyük baskı planlayıp elinizde yalnızca eğik çekilmiş bir telefon fotoğrafı varsa bu işi hiç başlatmayın. Ekranda gizlenen küçük hatalar kalın kâğıtta göze batar; aynı fotoğrafın düzgün taranmış hâli, sonradan on kez denemekten daha çok iş görür.
Albüm sayfasından bitmiş dosyaya
Sonucun büyük kısmını, kaynak dosyaya ayırdığınız yirmi dakika belirliyor. Cam parlaması, eğik çekim ve tarayıcı yazılımının kendi eklediği keskinleştirme yüklemeyle birlikte taşınıyor ve hiçbiri sonradan geri alınamıyor. Tarayıcının camındaki toz da kareye leke olarak düşüyor, o yüzden taramadan önce camı silmek yarım dakikalık bir iş.
- Baskıyı önce albümden ya da çerçeveden çıkarın. Camın veya plastik kılıfın arkasından çekmek, aracın fotoğrafın parçası sayacağı yansıma ve pus ekler.
- Tarayıcı varsa kullanın: kartpostal boyutuna kadar olan baskı için 600 dpi, sonradan kırpmak isteyebileceğiniz küçük fotoğraflar için 1200 dpi. Fotoğraf kitap ya da gazete sayfasından çıktıysa tarama perdesi seçeneğini açın.
- Elinizde yalnızca telefon varsa: fotoğrafı masaya yatırın, pencere ışığı eğik gelsin diye biraz yana geçin ve yaklaşık 30 cm mesafeden tam tepeden çekin. Flaş yok, dijital zoom yok, kenarlarda biraz boşluk bırakın.
- Dosyayı %100'de açın ve bu turda en önemli tek kusuru seçin. Ağız üzerindeki bir kat izi ile arka duvardaki kat izi aynı iş değil.
- Hiç dokunulmamış taramayı Old Photo Restore şablonuna yükleyin, her seferde tek fotoğraf. Önceden keskinleştirmeyin, gürültü azaltma eklemeyin; bu izler gerçek ayrıntı olarak okunup büyütülüyor.
- Sonucu aynı yakınlaştırmada aslıyla karşılaştırın, sonra indirin. Asıl taramayı hiç üzerine yazmayacağınız bir klasörde saklayın.
Yüzün benzerliği nasıl korunur
Asıl hayal kırıklığı kalan çizikler değil, baskıdaki kişiden daha pürüzsüz, daha simetrik ve daha genç dönen bir yüz oluyor. Böyle bir aracın öğrendiği malzemede temiz cilt, yırtık kâğıttan çok daha sık geçiyor; ayrıntının kaybolduğu yere de ortalama bir yüz yerleşiyor. Doldurulan bölgelerdeki ten, o baskıdaki kişinin cilt dokusuna değil, genel geçer pürüzsüz bir yüze benziyor.
- Önce kaynağı düzeltin. Taramada gerçek kirpik ve dudak kenarı varsa renklendirme o çizgileri izliyor; bulanık bir görüntü verirseniz araç kendisi uyduruyor.
- Sonucu %100'de, göz, ağız kenarı ve saç çizgisine bakarak değerlendirin. Cam gibi parlayan gözler ya da rengi kaymış bir iris, bu sürümün baskıya gitmemesi gerektiği anlamına geliyor.
- Aynı dosyayı iki kez çalıştırıp karşılaştırın, ayar kovalamayın. Yeniden kurma her seferinde tıpatıp aynı olmuyor ve ikinci tur kat izini ya da kalın greni çoğu zaman başka türlü ele alıyor.
- Kalabalık kadrajları bölün. Sekiz kişilik bir sofra fotoğrafında arka sıradaki yüzler birkaç düzine piksel genişliğinde ve yabancı olarak dönüyor. İki üç kişilik kırpmaları ayrı onarın, sonunda kırpmalarla tam kadraj arasında karar verin.
- Oranlara dokunmayın. Şablon asıl oranı koruyor, yani kare ya da 4x6 kırpma sizin kararınız ve yüklemeden sonraya ait, öncesine değil.
Onarımın durduğu yerler
Bazı hasar yalnızca uydurulabilir. Bembeyaz parlama, tıkanmış gölge ve kayıp köşelerde okunacak bilgi yok. İnce tekrar eden desen ikinci zayıf nokta: dantel, boncuk işi ve sık yaprak dokusu, bir kol boyu mesafede doğal duran ama %100'de hemen belli olan düzenli bir tekrara dönüşüyor.
İkinci tur genellikle daha fazla ayrıntı değil, farklı ayrıntı üretiyor; bu yüzden aynı dosyayı beş kez çalıştırmak yerine iki sürümü karşılaştırın. Renk de bir yeniden kurma: neredeyse tek renge solmuş bir baskı, kendinden emin renklerle dönüyor ve bu renkler kimsenin hatırasıyla tutmayabiliyor; gri ceket laciverte, kahverengi palto bordo kırmızısına dönebiliyor. Bu tahminde tek dayanak gri tonların birbirine oranı oluyor. Benzerlik sizin için renkten daha önemliyse onarılmış siyah beyaz sürümü de yanında saklayın.
Taramayı saklayın ve sonucu gerçekten bastıracağınız boyutta değerlendirin: tekrar eden doku ve düzleşmiş cilt dizüstü ekranında fark edilmiyor ama A3 kâğıtta anında görünüyor.
Onarılan dosyayla ne yapılır
Çoğu kişi eski fotoğrafı geri vermek için onarıyor: yıl dönümü için çerçeveli bir baskı, anma kartına bir görsel ya da yıllardır tartışılan aile fotoğrafı. Bu işler için dosyayı basılacağı boyutta kontrol edin, çünkü insanlar o fotoğrafı yakından inceleyecek. Çerçeveli bir baskı genellikle 20x30 civarında yapılıyor ve bu boyutta taramadan gelen küçük kusurlar görünür hâle geliyor.
Onarılan tek bir portreyse sıradaki adım genellikle kurumsal bir portre düzenlemesi oluyor: kareye kırpın, gözleri üst üçte bire oturtun ve aynı dönemin bütün portrelerini aynı şablondan geçirin ki bir takım gibi dursunlar. Duvardaki bir sıra aile fotoğrafı, her kare kendi renk sıcaklığını ve arka plan tonunu taşıyınca dağınık görünüyor; sonradan eşleştirmek baştan aynı şekilde işlemekten çok daha zahmetli.
SSS
- Ağır çizikli bir fotoğraf tamamen kurtulur mu?
- Duvar ve giysi gibi düz alanlardaki ince çizikler genelde kayboluyor. Gözün, ağzın ya da fotoğrafta zaten var olan bir çizginin üzerinden geçen çizikler pürüzsüz bir leke olarak dönüyor ve bazen çiziğin kendisinden daha çok göze batıyor. Bir kez daha çalıştırıp hangi sürüm daha doğal okunuyorsa onu saklayın.
- Onarım en-boy oranını değiştirir mi?
- Hayır. Şablon asıl oranı koruyor, yani 6x4 bir baskının taraması 6x4 kalıyor. Başka bir çerçeve ölçüsü gerekiyorsa indirdikten sonra kırpın, yüklemeden önce değil.
- Telefonla çekilmiş fotoğraf yeterli olur mu?
- Baskı kadrajı dolduruyorsa, ışık dengeliyse ve parlama yoksa olur. Tam tepeden, flaşsız ve dijital zoom kullanmadan çekin. Büyük ve keskin bir dosyadan hassas bir kırpma almak, kenarlar dışarıda kalsın diye uzaktan çekmekten her zaman daha iyi.
- Renk neden hatırladığımdan farklı çıkıyor?
- Renklendirme bir çıkarım: araç gri değerleri okuyup karar veriyor. Koyu paltolar, üniformalar ve desenli kumaşlar en çok zorlanılan yerler ve ikinci tur çoğu zaman başka bir cevap veriyor. Doğruluk parlaklıktan daha önemliyse onarılmış siyah beyaz sürümü de saklayın.